Programlama Dilleri
Programlama Dilleri kategorisinde toplam 317 yazı var.Sayfa 3 / 16.
-
Rust Pratikleri - Loglama
Bugün bir redis, rabbitmq, kafka sunucusu başlattığımızda ya da docker container içerisine komut satırı açtığımızda terminal ekranına akan sayısız log içeriği olduğunu görüyoruz. Bu loglar hataları görmek, kodun akışını izlemek ve uyarıları çabucak fark etmek açısından sistem programcıları için son derece kıymetli bilgilerden oluşuyor. Çok doğal olarak Rust ile yazılan uygulamalar içinden de log yayınlamak isteyebiliriz ki Rust’ın asıl odağının sistem programlama olduğunu düşünecek olursak bu gereklidir. Rust Pratiklerinin bu ilk bölümünde log ve env_logger küfelerini kullanarak basit anlamda loglamanın nasıl yapıldığını öğreneceğiz.
-
Programcıdan Programcıya Rust
İki yıl kadar önce bir merakla başladığım ama sonrasında takıntı haline gelen bir uğraş edindim; Rust programlama dili. Profesyonel iş yaşantımın neredeyse tamamında.Net platformu üstünde geliştirme yaptım ve halen daha maaşımı ondan kazanıyorum. Bazı zamanlar Python, Go, Ruby gibi dillere de baktım ama hep hobi olarak kaldılar. Rust içinse aynı şeyi söylemem zor. Onunla ilgili resmi dokümantasyonu takip edip birkaç satır kod yazmaya başladım ve derken sayısız derleme zamanı hatası ile karşılaştım. Bunların neredeyse büyük çoğunluğu borrowing, ownership, lifetimes gibi konularla ilintiliydi ve her biri Rust’ın temelde bilinmesi gereken demirbaşları.
-
Stackoverflow Sevgi Anketinde Yıllardır Bir Numara Çıkan Programlama Dili Rust Kimdir?
Hepimiz için berbat geçen bir yılı geride bırakıyoruz. Koca sene boyunca uğraştığımız salgının etkileri daha da sürecek gibi duruyor. 2021 bize neler getirir bilemiyorum ama yazılımcıların bilgisayarları başında daha çok vakit geçirdiği günlerin hayatımızda kalıcı hale geldiğini de ifade edebilirim. Geçen yılın bir bölümünde işlerden arta kalan vakitlerde kendimce yeni şeyler öğrenmeye gayret ettim. Bunlardan birisi de Mozilla Labs’ın gücünü arkasına almış olan Rust programlama diliydi.
-
Rust Dilinde Warp, Tokio Küfelerini Kullanarak Asenkron Web Api Geliştirmek
Geçtiğimiz birkaç ay içerisinde Rust dilini öğrenmeye çalıştım. Zevkli olduğu kadar bir o kadar da zorlayıcı bir süreçti. Öğrendin mi derseniz, “Hayır!” derim:D İşlediğim konuları tekrar etmem gerekiyor. En çok sahiplenme (ownership) ve borçlanma (borrowing) konularında beynimi yaktım diyebilirim (Ah birde trait ve smart pointer konuları var!) Yinede Rust ile vakit geçirdikçe ortaya karışık bir şeyler çıkmaya da başladı. Dilin, Message Passing ve Mutex konularını öğrenmeye çalışırken karşıma Warp ve Tokio küfeleri (Crates) çıktı. Derken olay asenkron çalışan bir Web API geliştirmeye kadar gitti. Her ne kadar Warp denince aklımıza Star Trek gelse de mevzu bambaşka.
-
The Internet Computer (Internetin Yeniden Keşfi) ve Motoko'yu Duyunca Ben
Herkese açık olan interneti genişletip kendi yazılım sistemlerimizi, kurumsal IT çözümlerimizi, web sitelerimizi, dağıtık bir ortamda firewall’lara ve yedekleme sistemlerine ihtiyacı duymadan güvenli bir şekilde konuşlandırabildiğimizi düşünelim. Hatta bunu sağlayan altyapı ile internete konan bu sistemler arasında fonksiyon çağrımı yapar gibi kolayca haberleşebildiğimizi (ve tabii ki güvenli bir ortamda) hayal edelim. Biraz blockchain benzeri bir dağıtık sistem kurugusu gibi değil mi? Tam olarak olmasa da oradaki teorileri baz almışlar gibi görünüyor. The Internet Computer adlı bu proje ICP (Internet Computer Protocol) adı verilen ve herhangi bir merkezi olmayan bir protokolü baz alarak, küresel ortamdaki bağımsız veri merkezlerinin, web sitelerinin, backend hizmetlerinin vb yazılımların aynı güvenlik garantileriyle çalıştığı kapatılamaz bir alt evren vaat ediyor.
-
BeeWare ile Linux Platformunda Desktop Uygulaması Geliştirmek ve Android Sürümünü Oluşturmak
Geçenlerde Python ile ilgili bir şeyler ararken BeeWare isimli çalışmaya rastladım. Her yerde python ile native uygulama geliştirmek gibi bir felsefesi vardı. Eee zaten python her platformda yüklenip kullanılmıyor mu? Yoo tam olarak olay öyle değil aslında. BeeWare ürünü macOS, Linux ve Windows platformlarında native uygulama geliştirmek haricinde iOS ve Android için de destek sunan bir araçlar ve kütüphaneler topluluğu. Söz gelimi iOS ve macOS platformundaki Objective C kütüphaneleri ile Python arasında köprü görevi gören Rubicon ObjC isimli bir araç sunuyor. Java kütüphaneleri ile bir iletişim mi gerekiyor!? O zaman Rubicon Java var. Diğer yandan cross-platform için Toga isimli bir widget kütüphanesi kullanıyor. Ayrıca python projelerini tek başına çalışabilir uygulamalar haline getirmek için (standalone native application) Briefcase isimli başka bir araca sahip ki bir çoğunu birazdan kullanacağız.
-
GO Ortamında Minik Bir CRUD Servisini Gin-Gonic ile Geliştirmek
Gin-Gonic hafif siklet sayılan ama yüksek performansı ile öne çıkan (Muadili olan martini’den çok daha hızlı olduğu ifade ediliyor. Bu arada farklı Http Web Framework’ler için şu yazıyı inceleyebilirsiniz) bir HTTP-Web framework. Elbette açık kaynak bir çatı. Middleware tarafında (Yani Request ve Response’lar arasında) Recover ve Log desteği sunuyor. Tabii kendi middleware bileşenimizi yazıp ekleyebiliriz de. Recovery modülü en başından beri ekli olduğundan paniklemeyen bir framework diyebiliriz:) Yani Go çalışma zamanında HTTP talepleri ile ilgili olarak bir panic oluştuğunda uygun bir 500 cevabı verebiliyor.
-
DART Programlama Diliyle Az Biraz Uğraşmak
Çok duydum, çok bahsedildi. Hep Flutter arkasında kaldı. Aslında yıllardır vardı. Birazcık bakmamın zamanı gelip de geçmişti. Haydi dedim o zaman. Önce onu Heimdall (Ubuntu-20.04) yüklemem gerekiyordu tabii. Bu adresteki talimatları takip ederek kurulumu gerçekleştirdim ve birkaç örnek kod parçasını bol yorum satırlarıyla önce skynet reposuna ardından da bloga bırakmaya karar verdim. Sizde Dart diline şöyle bir bakmak temel özelliklerini öğrenmek istiyorsanız aşağıdaki kronolojiyi takip ederek bana katılabilirsiniz. Eğer Java veya C# kökenliyseniz DART diline alışmanız da çok zor değil. Tabii başlamadan önce adettendir dil ile ilgili sözü geçen genel özellikleri şöyle bir sıralayalım.
-
Python Tarafında ProtoBuf (Protocol Buffers) Serileştirme
Protocol Buffer, Google’ın yapısal verileri (structured data) serileştirmek için geliştirdiği bir protokol (Hatta gRPC ile sıklıkla anılır) Onu XML (eXtensible Markup Language) benzeri bir veri tanımlama formatı olarak düşünebiliriz ama çok daha az yer tutar ve serileştirme süresi çift yönlü olarak daha kısadır. Şu sıkça gördüğümüz proto uzantılı dosyaların ana fikridir.
-
Switch Case Kullanmadan Kod Yazılabilir mi?
İnsanoğlu yağmurlu bir pazar günü evden çıkıp ne yapacağını bilemezken ne hakla ölümsüzlükten bahseder. Bir yazara ait olan bu cümleyi sevgili Serdar Kuzuloğlu’nun yakın zamanda izlediğim söyleşisinden not almışım. İnsanlığın ömrünü uzatmaya çalışması ile ilgili bir konuya atıfta bulunurken ifade etmişti. Oysa karşımızda duran ekolojik denge ve iklim problemleri, yakın gelecekte (2025 deniyor) dünya nüfusunun 1 milyar 250 milyon kadarının içilebilir su kaynaklarına erişemeyeceğini işaret etmekte. Lakin bundan etkilenmeyecek olan ve asıl ömrünü uzatmak isteyen dünya nüfusunun en zengin %1i, söz konusu kıtlığın yaratacağı sorunlardan ve başka felaketlerden korunmak için kendisine dev sığınaklar inşa ediyor, adalar satın alıyormuş. Gerçekten anlaşılması çok zor ve bir o kadar da karmaşık bir durum değil mi? Bu distopik senaryo bir kenara dursun biz geleceğin iyi şeyler getireceğini ümit ederek gelişmeye devam edelim.
-
MongoDB ile Bir GO Uygulamasını Konuşturmak
Teknoloji baş döndüren bir hızla ilerlerken beynimizin tembelleştiğini de kabul etmemiz gerekiyor. Artık pek çok işimiz otonomlaştırıldığından zihnimiz eski egzersizleri yapmıyor. Yıllar önce İngiltere’de yapılan bir araştırmada çocukların hesap makinesi kullanması sebebiyle temel dört işlem matematiğinde sorunlar yaşadığı tespit edilmişti. Yine Kanada’da yapılan bir araştırma insanların dikkat dağılma sürelerinin 8 saniyelere kadar indiğini gösterdi. Hafızamızı dinç tutma noktasında Japon balıkları ile yarışır bir konumda olduğumuz da aşikar. Kaçımız aklından ezbere 4 telefon numarasını sayabilir (Üç haneliler yasak) Otonomlaşan dünya sebebiyle tembelleşen ve dış uyarıcılar yüzünden sürekli dikkati dağılan zihnimiz…Gerçekten de dikkatimizi dağıtan, odaklanmamızı bozan o kadar çok şey var ki. Dolayısıyla kendimizi yetiştirmek istediğimiz konulara çalışırken ne kadar verimli olabiliyoruz bir bakmak gerekiyor. Tekrar satın alınamayacak olan zamanın ne kadar kıymetli olduğunu düşünürsek verimli çalışmanın ilerleyen yaşlarda çok çok önemli bir mesele haline geldiğini vurgulamak isterim.
-
Ruby Tarafından Redis(Docker Bazlı) Veritabanı ile Konuşmak
Geçtiğimiz yıl kendi kendimi eğitmek üzere 41 bölümden oluşan Saturday-Night-Works isimli bir çalışma yapmıştım. Github üzerine aldığım notlar ve kod örneklerini blog üzerinde derleyip toparlamak onları pekiştirmek için önemli ve gerekliydi. Ne var ki yetişemediğimiz yazılım teknolojilerindeki gelişmeler için sürekli antrenman yapmam gerekiyor. Bu sebepten araya uzun bir tatil koyup tekrardan enerjimi depolamaya çalıştım. Nadas süresi boyunca neler yapabileceğimi düşündüm. Yeni maceramın felsefesi bir öncekisi ile aynı olmalıydı. Rastgele ve pek deneyimli olmadığım konularla ilgili araştırma yapıp bunları basit örneklerle çalışmalı ve dokümanlaştırmalıydım. Ha geldi gelecek derken nihayet ilham perim beni buldu ve artık tatilimi sonlandırmam gerektiğine karar verdim. Yeni serüvenime SkyNet evrenindeki Ahch-To (MacOS Mojave - Intel Core i5 1.4Ghz, 4 Gb 1600 Mhz DDR3) gezegeninde başlıyorum. Orada geçirdiğim bir saat dünya zamanında birkaç güne denk geliyor.
-
Bir Python Uygulamasını git Tekniği ile Azure Platformuna Taşımak
Rey evrenin taaa bir ucundan kalkıp ahch-to gezegenine gelmiş ve Jedi ustasının onu eğitmesini istemişti. Galaksinin bir kez daha Luke Skywalker’a ihtiyacı vardı. Uzun zamandır inzivada olan Luke ise Kylo Ren’den sonra buna pek gönüllü değildi. İzleyenler bilir. Luke, neredeyse sadece sudan ibaret ahch-to gezegenindeki bir adada, eski Jedi tapınağında yaşamını sürdürmektedir (Sevgili ekşi sözlük yazarı John Harrison bu girişi beğenmeyecektir ama olsun:D)
-
Python Loglamada ELK Kullanımı
Laptop ekranına kitlenmiş error seviyesindeki logları inceliyordum. HTTP 400 en sevdiğim (yazar burada kendisiyle dalga geçiyor) ama çözmekte en çok zorlandıklarımdan birisiydi. Neyse ki monitör ettiğimiz araç bize güzel detaylar veriyordu. Pek tabii iş yoğunluğundan olsa gerek, üzerinde geliştirme yaptığımız ürünlerin bazı kurgularını inceleme fırsatı bulamıyordum. Lakin zaman zaman takım arkadaşlarımla veya mimari ekiptekilerle yaptığım konuşmalarda havada uçuşan, daha önceden duyduğum ama derinlemesine bilgi sahibi olmadığım kelimelere rastlıyordum.
-
Scala ile Tanışmak
Yazılım geliştirmek için kullanabileceğimiz bir çok programlama dili var. Hatta bir ürünün geliştirilmesi demek farklı platformların bir araya getirilmesi anlamına da geldiği için, bir firmanın kendi ekosisteminde çeşitli dilleri bir arada kullandığını görmek mümkün. Scala‘da bu çark içerisinde kendisine yer edinmiş ve son zamanlarda dikkatimi çeken programlama dillerden birisi. Bunun en büyük sebebi daha önceden çalıştığım turuncu bankanın Hollanda kanadında servis odaklı süreçlerin orkestrasyonu için onu backend tarafında kullanıyor (veya deneyimliyor) olması. Hatta şuradaki github adresinden açık kaynak olan Baker isimli ürünü inceleme şansımız da var. Scala ve Java kullanılarak yazılmış bir çatı.
-
Dependency Injection'ın TDD'deki Yeri
Ne zamandır oturup da Lego yapmadığımı fark ettim. Her ne kadar fiyatları epeyce artmış olsa da geçenlerde dayanamayıp bir tane aldım. Bitirir bitirmez beni tatile götüreceğini düşündüğüm güzel bir karavan. Bloklardaki canlı renklerin tatlılığı, masmavi surf tahtası, uydu alıcısı, konforlu koltukları, panaromik tavanı, spor lastikleri ile bir saate kalmadan hazırdı bile.
-
AWS Elastic Beanstalk Macerası
Geçenlerde sıkıldığım bir ara kendimi Google’da “How To Draw…” araması yaparken buldum. Bir internet sitesinde DC Comics’in Robin karakterini nasıl çizebileceğimizi anlatan içerik ilgimi çekmişti. Geometri bilgisini iyi kullandığı için anlaşılırdı. Tabii önemli bir eksiğim vardı…Yetenek. Sonuçları sizlerle paylaşmayı çok tercih etmiyorum ama yandaki Robin’in kafasının pek yakınlarından geçemediğimi gönül rahatlığıyla itiraf edebilirim. Dolayısıyla google aramasını ve internet sayfasını kapatıp tekrardan az buçuk anlamaya çalıştığım yazılım dünyasına döndüm.
-
Bir Ruby Uygulamasını Google Cloud Platform Üzerine Taşımak
“Futbol basit bir oyundur. 22 kişi 90 dakika boyunca bir topun peşinde koşar ve sonunda her zaman Almanlar kazanır.” demiş bizim de ne yazık ki yakından tanıdığımız Gary Lineker. Konumuzla ne alakası var derseniz. Az sonra onun bu sözünü buluta alacağız.
-
Go Web Sunucusunu Docker Üzerinden Yayınlamak
Gondor’da bir şeyler araştırmak için harika bir zaman. Çünkü elimdeki işler bitti. Böyle vakitleri kendi araştırmalarıma ayırmak hoşuma gidiyor, kim ne derse desin. Yeni gözdem Linux makinem de (Gondor) önümde durduğuna göre kısa bir süre onun üzerinde çalışabileceğimi düşünüyorum.
-
Python - Flask ile Basit Bir Web Uygulaması Geliştirmek
Yazıyı yazdığım şu yaz gününde hava epey sıcak. İstanbul’da öğle saatlerinde 39 dereceyi gördük. Güney tarafında yaşayan bir kaç yakın arkadaşımdan 48 dereceli rakamları duyduktan sonra ise halimize şükredelim dedim. Açtım Python kitabımı, çalışmaya devam ettim.